Yanımda olup dünyanın en mutlu insanı olmak varken,uzağımda olup mutsuzluğu seçen insanlarla aramdaki mesafeyi daha da uzattığımdan beri daha huzurluyum…

Burak ne yapsın, kime şimdi ne yapsın? 
İnsanların içinde, bir iki iNSANLA kafası rahatken,
Kendini insan sananlarla ne yapsın ¿

Mayıs. 31, 2012 at 6:44pm with 44 yorum
zorolandusunmek kullanıcısından yeniden blogladı
aruzkusuru:

Hakan Günday’ın Piç’i sinema filmi oluyorGenç nesil yerli romancılar arasında hatrı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Hakan Günday’ın çok sevilen romanı Piç, beyazperdeye uyarlanıyor. Arti Film’in yapımcılığını, Selim Demirdelen’in yönetmenliğini üstlendiği filmi senaryolaştıran isim ise Ümit Ünal.Nisan ayında düzenlenecek İstanbul Film Festivali için hazırlandıklarını söyleyen Arti Film’in yapımcısı Türker Kokmaz, filmin hangi tarihte vizyona gireceğinin henüz netleşmediğini belirtti. Facebook’ta filmin duyurusunu yapan Korkmaz, Hakan Günday’ın senaryo aşamasında yer aldığını ve senaryoyu onayladığını söyledi.1 Ekim tarihinde çekimlerine başlanacak filmin 4 ya da 5 hafta sürmesi planlanıyor. Türker Korkmaz, sosyal paylaşım ağlarında filmin duyurusunu yapmak için bir afiş paylaştı.Hayata ve sisteme tutunmayı, bağlanmayı, sıradanlaşmayı ve aptallaşmayı reddeden dört zengin piçinin hikayesini anlatan kitabın tanıtım metni şöyleydi:Piçlerin çocukları olmaz.Piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir.Piçlere sır verilebilir. Ölümleriyle son bulan sırdaşlıkları vardır.Piçlerin cinsel hayatı düzensizdir.Piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır.Piçler sadece kendi aşklarına saygı duyarlar. En yakın dostlarının kadınlarına dil ve el uzatabilirler. Bu durumda piç tabii ki suçlu, ancak piçlik meşrudur.Piçler düzensiz hayatlarında düzenli olarak içki içerler. Belli sayıdaki kadehten sonra sarhoş olup sızarlar. Sızdıkları yerin adı huzurdur.Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır.Piçler insan öldüremedikleri, ağır suçlar işleyemedikleri, korkak ve hain oldukları için yaşadıkları yerleri zorulu kalmadıkça terk edemezler.Piçin davranış ve tercihlerini sadece bir başka piç kabul edilebilir olarak değerlendirir ve “Neden ?” diye sormaz. “Neden” sorusu piçliği yok eder.

aruzkusuru:

Hakan Günday’ın Piç’i sinema filmi oluyor

Genç nesil yerli romancılar arasında hatrı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Hakan Günday’ın çok sevilen romanı Piç, beyazperdeye uyarlanıyor. Arti Film’in yapımcılığını, Selim Demirdelen’in yönetmenliğini üstlendiği filmi senaryolaştıran isim ise Ümit Ünal.

Nisan ayında düzenlenecek İstanbul Film Festivali için hazırlandıklarını söyleyen Arti Film’in yapımcısı Türker Kokmaz, filmin hangi tarihte vizyona gireceğinin henüz netleşmediğini belirtti. Facebook’ta filmin duyurusunu yapan Korkmaz, Hakan Günday’ın senaryo aşamasında yer aldığını ve senaryoyu onayladığını söyledi.



1 Ekim tarihinde çekimlerine başlanacak filmin 4 ya da 5 hafta sürmesi planlanıyor. Türker Korkmaz, sosyal paylaşım ağlarında filmin duyurusunu yapmak için bir afiş paylaştı.



Hayata ve sisteme tutunmayı, bağlanmayı, sıradanlaşmayı ve aptallaşmayı reddeden dört zengin piçinin hikayesini anlatan kitabın tanıtım metni şöyleydi:



Piçlerin çocukları olmaz.
Piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir.
Piçlere sır verilebilir. Ölümleriyle son bulan sırdaşlıkları vardır.
Piçlerin cinsel hayatı düzensizdir.
Piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır.
Piçler sadece kendi aşklarına saygı duyarlar. En yakın dostlarının kadınlarına dil ve el uzatabilirler. Bu durumda piç tabii ki suçlu, ancak piçlik meşrudur.
Piçler düzensiz hayatlarında düzenli olarak içki içerler. Belli sayıdaki kadehten sonra sarhoş olup sızarlar. Sızdıkları yerin adı huzurdur.
Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır.
Piçler insan öldüremedikleri, ağır suçlar işleyemedikleri, korkak ve hain oldukları için yaşadıkları yerleri zorulu kalmadıkça terk edemezler.
Piçin davranış ve tercihlerini sadece bir başka piç kabul edilebilir olarak değerlendirir ve “Neden ?” diye sormaz. “Neden” sorusu piçliği yok eder.

Alsancak

Alsancak

Mayıs. 30, 2012 at 8:47pm with 342 yorum
canbonomo kullanıcısından yeniden blogladı
canbonomo:

Olmaz ya, oldu*



Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Avuçlarının içinde bir uğultu. 
Bedeninde bir elveda ve beden dilinde avuntu. 
Ruhunda kara kalem bir desen. 
Savaş yerinde ortancalar ve ortasında bir de sen. 

Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 
Pencerenin pervazında edepsiz aylak martılar.
Gökyüzünde şiir olur yerine yalnız gezen şarkılar. 

Oldu da çirkin uyandın 
Olmaz ya, oldu. 

Ateş böcekleri umarsızca gönül koyar gündüze. 
Hele gürültülerin de varsa özlem duyan sessize.
Dile gelmiş naftalin ve yaramaz tebeşirler şehrinde. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 

Yanlış bir şey düşünme. 
Yanında ben varsam ve şiirim varsa düşünde,
Olmaz ya, oldu 
Sen ılık ol üşünme! 

Sen çirkin uyandıysan,
Dünya başka biçimdedir.
Güneştedir, dündedir varsa hata bugündedir.

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Yanında ellerim ve dost arayan bir çift göz.
Sarhoşsam da söylerim; 
Ne olursa sözüm söz!

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Bilirim o sabah ellerin tutmayacak.
Sen düzelene kadar o yatakta 
Yanında kimse yatmayacak. 

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Ne olursa sözüm söz!
Sen güzelene kadar o güneş,
 
O batıdan batmayacak…

canbonomo:

Olmaz ya, oldu*

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Avuçlarının içinde bir uğultu. 
Bedeninde bir elveda ve beden dilinde avuntu. 
Ruhunda kara kalem bir desen. 
Savaş yerinde ortancalar ve ortasında bir de sen. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 
Pencerenin pervazında edepsiz aylak martılar.
Gökyüzünde şiir olur yerine yalnız gezen şarkılar. 
Oldu da çirkin uyandın 
Olmaz ya, oldu. 
Ateş böcekleri umarsızca gönül koyar gündüze. 
Hele gürültülerin de varsa özlem duyan sessize.
Dile gelmiş naftalin ve yaramaz tebeşirler şehrinde. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 

Yanlış bir şey düşünme. 
Yanında ben varsam ve şiirim varsa düşünde,
Olmaz ya, oldu 
Sen ılık ol üşünme! 
Sen çirkin uyandıysan,
Dünya başka biçimdedir.
Güneştedir, dündedir varsa hata bugündedir.

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Yanında ellerim ve dost arayan bir çift göz.
Sarhoşsam da söylerim; 
Ne olursa sözüm söz!

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Bilirim o sabah ellerin tutmayacak.
Sen düzelene kadar o yatakta 
Yanında kimse yatmayacak. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Ne olursa sözüm söz!
Sen güzelene kadar o güneş,
 
O batıdan batmayacak…

Allah’ım kaderimde anarşi ve protesto 
antidepresanlar ve içi boş bir gardırop 
ne de çok yer kaplıyor mesela al pacino 
yardımın gerekiyor kadıköy’deyim stop. 
Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo: 
alternatif referans potansiyel salvo yok, 
sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok; 
cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop. 
Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin 
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor? 
‘deplasmandır bu dünya’ diyor albino şeyhim 
plasebo yutturuyor bana depresif doktor. 
Allah’ım kaderimden şikayetçi değilim 
aksine bahtiyarım evrende bana da rol 
verdiğin için şahsen, Allah’ım bizler senin 
falsolu kullarınız, n’olur bizden razı ol. 
(kökler-2)
Murat Menteş

Allah’ım kaderimde anarşi ve protesto 

antidepresanlar ve içi boş bir gardırop 

ne de çok yer kaplıyor mesela al pacino 

yardımın gerekiyor kadıköy’deyim stop. 

Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo: 

alternatif referans potansiyel salvo yok, 

sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok; 

cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop. 

Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin 

kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor? 

‘deplasmandır bu dünya’ diyor albino şeyhim 

plasebo yutturuyor bana depresif doktor. 

Allah’ım kaderimden şikayetçi değilim 

aksine bahtiyarım evrende bana da rol 

verdiğin için şahsen, Allah’ım bizler senin 

falsolu kullarınız, n’olur bizden razı ol. 

(kökler-2)

Murat Menteş

Gündüzün çirkinliği, gecenin karanlığından mı gelir ¿

Belki bu gün
Belki yarın
Belkilerle geçiremeyecek kadar değerli, 
Hayatım

Burak YILDIZBAŞ

İnsan, insan olmak arasında farklar

İnsan sadece insandır.

İnsan olmak ise farklı bir olgudur. insanı hayvandan ayıran olguları daha tam olarak kavrayamamış kişiler maalesef çok. 

Yazının devamını getirecektim ama bazen kısa şeylerde iyi gider

Günaydın

Mayıs. 25, 2012 at 8:33pm with 76 yorum
jokersin kullanıcısından yeniden blogladı

(Kaynak: siggster)